Stor perdeye projeksiyon yapmak görüntü oluşturur, fakat iki yapısal sorun taşır: güneşlik storlar ışığı kısmen geçirdiği için arkadan gelen gün ışığı görüntünün üzerine biner, dokulu yüzey ise ince yazıların kenarını bozar. Aynı pencere hizasına takılabilen gerçek bir projeksiyon storu, örneğin 200x200 cm ölçüsündeki 111 inç Peak S100, bu iki sorunu da yüzey düzeyinde çözer.
Stor perdeye projeksiyon neden denenir?
Gerekçe çoğunlukla pratiktir. Pencerede zaten beyaz veya krem bir stor vardır, aşağı iner, duvarda yer kaplamaz ve yeni bir şey takmaya gerek bırakmaz. Oturma odasında televizyonun karşısındaki pencereye projektör çevirip storu indirmek, ilk bakışta bedava bir ekran gibi görünür.
Bu yaklaşımın gözden kaçırdığı nokta, güneşlik storun görevinin ışığı geri yansıtmak değil, odaya giren ışığı azaltmak olmasıdır. Bir ürün ışığı süzmek için tasarlandığında, arkasından gelen aydınlığın bir kısmını kumaşın içinden geçirir. Projeksiyon storunda ise amaç tersidir: önden gelen ışığı izleyiciye geri vermek.
Güneşlik storun üç yapısal farkı
Pencere storu ile projeksiyon storu arasındaki fark üç noktada toplanır ve her biri doğrudan görüntüye yansır.
- Işık geçirgenliği: Güneşlik stor, arkasındaki pencereden gelen ışığın bir bölümünü geçirir. Gündüz izlemede bu ışık görüntünün üzerine sabit bir parlaklık ekler ve siyahlar griye döner.
- Yüzey dokusu: Güneşlik kumaşlarda dokuma deseni ve ince gözenekler bulunur. Bu doku görüntüyü dağıtır; sunum slaytlarındaki küçük punto yazılar ve tablo çizgileri bulanık görünür.
- Yüzey düzlüğü: Pencere storları alt uçtan hafif kıvrılır ve kenarlardan içe doğru büzülür. Görüntünün kenar bölgeleri bu yüzden hafif içe kavis yapar ve düz bir çizgi düz görünmez.
Üç maddenin de ortak sonucu, kaybın kadrajın belirli bölgelerinde değil tüm yüzeyde yaşanmasıdır. Bu nedenle storu değiştirmeden yapılabilecek bir iyileştirme yoktur; projektörün parlaklığını artırmak, arkadan gelen ışığın yarattığı gri zemini ortadan kaldırmaz.
Karartma farkı: arkadan gelen ışık ne yapar?
Projeksiyonda kontrast, en parlak beyaz ile en koyu siyah arasındaki farktır. Perdeye önden düşen projektör ışığı beyazı belirler; siyahı ise ortam ışığı belirler. Pencere önündeki bir güneşlik storda arkadan gelen ışık, perdenin siyah seviyesini doğrudan yükseltir. Yani gündüz saatlerinde görüntü soluk görünür, çünkü siyah hiçbir zaman siyah olmaz.
Hiçbir perde karartmanın yerini almaz; pencere önünde gündüz izleme yapılacaksa pencerenin ayrıca karartılması her iki durumda da en belirleyici adımdır. Fark şudur: projeksiyon için üretilmiş bir storda çözülmesi gereken tek konu ortam ışığıdır, güneşlik storda ise ortam ışığının üstüne yüzey dokusu ve kenar kıvrımı da eklenir. Bu yüzden perdeyi pencerenin kendisinden ayırmak, yani storu güneşlik olarak bırakıp görüntü yüzeyini ayrı bir ürüne vermek daha tutarlı bir düzen kurar.
Peak storlu perde ölçüleri ve 16:9 içerikte kullanılan alan
Katalogdaki üç storlu model ve bu modellerde 16:9 bir filmin kapladığı alan aşağıdaki tabloda. Son kolon, perdenin tam genişliği kullanıldığında 16:9 görüntünün yüksekliğini gösterir.
| Model | Ölçü (cm) | Köşegen | En-boy oranı | 16:9 içerikte kullanılan alan |
|---|---|---|---|---|
| S70 | 180 x 180 | 100 inç | 1:1 | 180 x 101 cm |
| S100 | 200 x 200 | 111 inç | 1:1 | 200 x 113 cm |
| S120 | 240 x 200 | 123 inç | 6:5 | 240 x 135 cm |
S70 satırı dikkat edilmesi gereken bir noktayı gösterir: 180x180 cm kare yüzeyin gerçek köşegeni 100 inçtir, yani model adındaki 70 sayısı köşegeni ifade etmez. Bu perdede 16:9 bir film 180x101 cm'lik bir bant olarak görünür ve kare yüzeyin alt ile üst bölümü boş kalır. S100 satırında 200x200 cm yüzeyin köşegeni 111 inçtir ve 16:9 içerik 200x113 cm'lik bir alan kullanır; aynı oda için S70'e göre her iki eksende 20 cm daha fazla kumaş sunar. S120 satırındaki 240x200 cm ise 6:5 oranıyla kataloğun en geniş storlu ölçüsüdür, köşegeni 123 inçtir ve 16:9 içerikte 240x135 cm'lik bir kadraj verir; bu da sunumda ve filmde en büyük faydalı genişliği sağlayan satırdır.
Aynı yere takılabilir mi? Kasa ve pencere hizası
Storlu perdelerin pratik avantajı, güneşlik storla aynı mantıkta çalışmasıdır: kasa yukarıda durur, kumaş aşağı iner ve kullanılmadığında geri toplanır. Bu nedenle pencere üstündeki alın bölgesine ya da pencerenin hemen yanındaki duvara kurulabilir; kullanılmadığı sürece oda düzeni değişmez.
Kurulum noktası seçilirken pencere alnının derinliği de hesaba katılır; kasa pencere kanadının açılmasını engelleyecek kadar öne taşarsa stor ile perde aynı anda kullanılamaz. Bu yüzden pek çok kullanıcı perdeyi pencerenin yanındaki duvara, storu ise kendi yerinde bırakmayı tercih eder.
Burada tek gerçek kısıt kasa genişliğidir. 240 cm görüntü genişliğine sahip bir modelin kasası, perdenin görüntü alanından daha uzundur; dolayısıyla duvarın ya da pencere alnının o genişlikte kesintisiz olması gerekir. Storlu perdeler kategorisindeki üç ölçü arasında seçim yaparken önce bu kesintisiz genişliği ölçmek doğru sıralamadır.
1:1 ve 6:5 oranla çalışmanın anlamı
Katalogdaki storlu modellerin ikisi 1:1, biri 6:5 orandadır. Kare ya da kareye yakın bir yüzey, hem 16:9 film hem 4:3 sunum için tek perde kullanmak isteyen kullanıcıya esneklik verir, çünkü iki oran da aynı genişliği paylaşır. Bunun karşılığı, 16:9 izlemede üst ve alt bölümün kullanılmamasıdır.
Okul ve ofis gibi 4:3 sunumun hâlâ yaygın olduğu ortamlarda bu esneklik avantaja dönüşür. Sadece film izlenecek bir salonda ise aynı duvar genişliği için daha geniş ve basık bir yüzey daha verimli olur. 100 inç sınıfını araştıranlar 100 inç projeksiyon perdesi aralığında S70'in 180x180 cm kare yüzeyiyle karşılaşır; bu, aynı köşegenin farklı oranlarda nasıl farklı cm değerleri verdiğinin iyi bir örneğidir.
Projektörün parlaklığı sorunu çözer mi?
Stor perdeye projeksiyon yapan kullanıcıların ilk refleksi daha güçlü bir projektör aramaktır. Parlaklık artışı beyazı gerçekten yükseltir, ancak siyahı da aynı oranda yükseltir; çünkü kumaşın arkasından gelen gün ışığı yerinde durmaya devam eder. Sonuç olarak görüntü daha parlak ama aynı ölçüde soluk kalır ve kontrast kazancı beklenenin çok altında olur.
İkinci refleks, storun arkasına ek bir kumaş ya da karartma folyosu koymaktır. Bu, ışık geçirgenliğini azaltır ama yüzey dokusunu ve alt uçtaki kıvrımı değiştirmez. Dolayısıyla üç soruna birden çözüm üreten tek yol, yansıtma için üretilmiş bir yüzeye geçmektir; ara çözümler yalnızca üç sorunun birini hafifletir.
Günlük kullanım ve hangi odada hangi ölçü
Günlük kullanımda storlu perdenin kazancı, ekranın ihtiyaç duyulmadığında ortadan kaybolmasıdır. Pencere storu ise her gün kendi işi için kullanılır ve projeksiyon amacıyla da çalıştırıldığında yüzeyi daha hızlı kirlenir, parmak izi ve toz görüntüde fark edilir hale gelir. İki işi tek ürüne yüklememek, storun ömrü açısından da daha isabetlidir.
Ölçü tarafında yaklaşım basittir: dar duvarlı yatak odası ve küçük ofisler için 180x180 cm, orta boy oturma odası ve sınıflar için 200x200 cm, geniş salon ve toplantı odaları için 240x200 cm karşılık gelir. 111 inç sınıfındaki Peak S100 storlu projeksiyon perdesi bu üçlünün ortasında yer alır ve en çok duruma uyan ölçüdür.
Pencere storu yerine ne yapmalı?
Elinizdeki güneşlik storla bir akşam deneme yapmak zararsızdır ve görüntünün odanızda nasıl durduğunu gösterir. Kalıcı bir çözüm arıyorsanız karar iki soruya indirgenir: gündüz izleyecek misiniz ve yüzeyde yazı okuyacak mısınız? İkisinden birine evet diyorsanız, ışığı süzmek için üretilmiş bir kumaş yerine ışığı geri vermek için üretilmiş bir yüzey gerekir. Katalogdaki üç storlu ölçü 180x180 cm'den 240x200 cm'ye uzanır ve hepsi 5 yıl garanti kapsamında Türkiye genelinde kargoyla gönderilir. Yerinde montaj hizmeti verilmemekte, ölçü ve yerleşim soruları 0212 320 20 17 numarasından telefonla yanıtlanmaktadır.